23 Temmuz 2014 Çarsamba
Kullanıcı Adı
Şifre
 
Temmuz / 2014
Pt
Sa
Çr
Pr
Cu
Ct
Pz
 

Dünyaca Ünlü Gaziosmanpaşalı Tesbih Ustası

Hepimizin bildiği ama birçoğumuzun üzerinde bulunan ince sanatı çoğu zaman farkememediğimiz unutulmaya yüz tutmuş bir sanat tesbih sanatı... Bu yüzlerce yıllık uğraşı tüm dünyaya duyurmaya çalışan bir sanatçı yaşıyor Gaziosmanpaşa'da... Adı Hüseyin Çelik, günümüzde sadece dört tane kalan emekçilerden biri... Tesbihçi Hüseyin usta, 1964 İstanbul doğumlu. Tesbih ile askerde tanışmış. Önceleri acemice başlamış, Yusuf Özgen ile tanışınca bilgi, tecrübe ve hassasiyetin bu sanatta ne kadar önemli olduğunu öğrenmiş ve uğraşını gerçek bir sanata dönüştürmeye başlamış.
Hüseyin usta, sanatına bakış açısını şöyle açıklıyor;
Fotoğraf : Mehmet İMER

KOCAELİ (KOÜHA) -

Nereden aklınıza geldi tesbih yapmak? Nasıl başladınız bu işe?

- Askerde tanıştığım bir arkadaşım yüzünden başıma geldi tüm bunlar diyor. Arkadaşımın abisinin elinde altın işlemeli tesbihi gördüm. İnsan merak ediyor haliyle, fiyatını sordum, o zamanın parasıyla 300.000 lira o tesbih, benim aldığım par 10.000 lira. İnat ettim "ben bunu yaparım" dedim. Böyle başladı...



Hiç sergi açtınız mı?

- Bundan önce Taksim'de Atatürk Kütüphanesi'nde bir kez sergi açtık. Kimse gelmez diye düşündüğümüz sergiye 17 tv kanalı geldi, sergiden sonra ise NTV atölyemize 5 dakika görüntü almaya geldi 37 dakikalık belgesel çektiler... Sergi açmak kolay değil özellikle bizim işimizde hiç kolay değil çünkü birşeyleri sergilemek için önce yapmanız lazım, sonra da bu yaptıklarınızdan satabilmeniz tabii ki... Hem mali açıdan hem de zamansal olarak oldukça külfetli bir iş, kabataslak bir hesabını yaparsak bir yıl hiç sipariş almadan sadece sergiye koyabilecek tespihleri yapmak ile uğraşmak lazım, bunun içine yaklaşık 50.00$ lık malzeme, 100.000$ lık da işçilik girince dediğim gibi oldukça külfetli olduğu ortaya çıkıyor...


Peki müşterileriniz kimler, bize tanıdık birkaç isim verebilir misiniz? Herkesin sahip olabileceği tesbihler değil çünkü yaptıklarınız...

- Müşterilerimiz arasında bürokratlar, siyasiler, koleksiyoncular var. Fakat isimlerinin açıklanmasını istemiyor çoğunluğu... O yüzden birkaç isim dışında veremeyeceğim. Örneğin dünyadaki ilk tespih müzesinin kurucusu Ahmet Aydın Bolak vardı, Ali Demirel (Merve Optik Yönetim Kurulu Başkanı), Erdem Alp, Mehmet Çebi gibi isimler müşterilerimiz arasında...


Bir kez gelip sonra alışkanlık haline getirenler var mı peki müşterileriniz arasında?


- Olmaz mı, mesela adam geliyor 3.000$ lık bir tesbih yaptırıyor kendisine. Fakat sonra elinde görüp çok beğenerek ondan isteyenler oluyor, elindekini kurtarmak için kendine yaptırdığının alt kademesinden yaptıranlar var eşe dosta hediye etmek için.


Bir tesbihin yapımı ne kadar sürüyor aşağı yukarı? En uzun süren, sizi en çok uğraştıran tesbihin yapımı ne kadar vaktinizi aldı mesela, ve ne kadar değer biçtiniz o tesbihe?

- Tesbihler ikiye ayrılıyor, çakma yani el işi olanlar ve klasik tesbihler. Klasiklerini yapımı çakma olanlara göre daha uzun sürüyor ve daha fazla uğraş istiyor, 1 hafta süren de var, 2 ay da... Bir tesbih üzerine ortalama 8 - 10 bin delik deliyorsunuz haliyle biraz vakit alıyor... En uzun süren tesbihim 2 ayımı aldı 20.000$ değer birtim...


Bildiğiniz gibi ülkemizde tarihi sanatlarla uğraşanlar yok olmaya yüz tutmuş durumdalar, sizin sanatınızdaki durum nedir?

- Epi topu 4 kişi kaldı...


Çırak yetiştirmeyi düşünmüyor musunuz?

- Yanımda var ama bakalım... Zaten gelen ilk önce parayı soruyor, tesbih işi gönül işi. Önce yaptığınız işe gönül vereceksiniz misal benim oğlum da bir süre yanımda çalıştı fakat hoşuna gitmedi bıraktı. Dediğim gibi tesbih işi gönül işi, sanat önce maddiyat sonra gelecek... Örneğin benim ustam Yusuf Özgen, tesbihlerini herkese satmazdı, ona gönül vermiş, onu taşıyabilecek insanlara satardı...


Tüm Dünya genelinde her şeyin fasonunu yapan bir Çin malı furyası var, sizi etkiledi mi bu?

- Bizi değil ama toptancıları çok etkiledi, bitirdi neredeyse... Zaten biz sipariş üzerine çalışıyoruz el emeği göz nuru bizimkiler, yaptıklarımız ortada, 2 dakikada makinadan çıkan mal ile arasındaki farkı anlamak için tesbih ustası olmaya gerek yok.

Sadece tesbih üzerine mi işleme yapıyorsunuz?


- Hayır, baston, silah kabzesi, divit, takı tasarımı gibi değişik alanlarda da çalışıyoruz, aynı şekilde malzeme için de öyle altın, mercan, zümrüt, yakut, pırlanta üzerine de işleme yapıyoruz, yani el sanatlarıyla ilgili herşey...


Malzeme konusunda bir sıkıntınız oluyor mu? Kolay bulunan malzemeler değil kullandıklarınız...

- Olmaz mı, en büyük sıkıntımız malzeme konusunda... Çoğunlukla oldukça zor bulunuyor malzeme, bazen de müşterimiz kendi malzemesini kendisi getiriyor biz de işlemesini yapıyoruz.


Yaşadığınız ilginç anılarınızdan paylaşmak istedikleriniz var mı?

- Haliyle birçok anımız oldu, birkaçını anlatayım; biri bundan 10 yıl kadar önce oldu, bir müşteri geldi, tesbihine Selimiye Camii'nin işlemelerinden istedi.Atladım arabaya Edirne'ye gittim işlemelere bakmak için.Fotoğraflarını çekip döndüm...
  sonra yine bir müşteri 4.000$ lık bir tesbih sipariş etti.Yaptık yolladık.Teknesinde kutuyu açmış , kullanamadan denize düşürmüş...Daha sonra beni aradı; ''Abi 8.000 yatırayım aynısından bir tane daha yap'' diye.Yaptım ama bu sefer kendim götürüp teslim ettim Antalya'ya...Altın bin zincirle de eline bağladım düşürmesin ditye...Bir de değer biçemediğim bir tesbih hatırası var.Birgün yine arkadaşımız siparişini almaya geldi.''Ne istiyorsun?'' diye sordu.Şimdi arkadaşınız da, ''Ne desem?'' diye düşünüyorsunuz...Değer biçemedim.Değeri biçilemeyen şey ancak hediye edilir dedim, hediye ettim. 

Muhabir:
Mehmet İmer
Muhabirin Toplam Haber Sayısı: 1
Tarihi: 11.03.2008 12:05:56
Haberin Türü: Röportaj     
Okunma: 1766
© 2007 - Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi - Hazırlayan: Arş. Gör. Yusuf Budak