ARAŞTIRMA & DOSYA Kategorisinde 101 haber bulunmaktadır...

Kitapları Çok Satan Yazar Olmanın Gerekleri Nelerdir

Eserleri çok okunan yazarlardan biri olmanın koşulunun Popüler Edebiyat yapmak olduğunun varsayıldığı günümüzde, ülkemizde kitap okuma oranları halen birçok ülkenin gerisinde.

Cumhuriyetin ilanından günümüze büyük bir okuma yazma seferberliğinin gerçekleştirildiği düşünüldüğünde basılan kitap sayılarının ve okuyucuların yıllara göre artış göstermesi ve bunların sonucunda son yıllardaki oranların diğer ülkelerle karşılaştırıldığında umut verici olması bekleniyor. Fakat ülkemiz için durum pek de böyle olabilmiş değil. Bu konuda bazı sayısal veriler verecek olursak;

- Almanya´da halk kütüphanelerinde toplam 104 milyon kitap varken bizde toplam 13 milyon kitap var. Almanya´da halk kütüphanesi başına düşen kitap sayısı 25 bin iken Türkiye´de 6 bin.  - Almanya´da kişi başına 1.3 kitap düşerken Türkiye´de 5 kişiye 1 kitap düşüyor. AB ortalaması ise kişi başına 3 kitap. - Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan´da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken, Türkiye´de kitaplar 2000 - 3000 civarında basılıyor.  -Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 iken Türkiye´de ise bu rakam 10 ABD dolarının altında.-Türkiye´de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor. -Japonya´da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye´de ise bu rakam sadece 23 milyon. - Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu´nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada.
Rakamlar üzerinden gittiğimizde kitap okuma oranlarımızın ne kadar düşük olduğu gözler önüne seriliyor. Bununla birlikte kitap okuyan bu kısıtlı kesimin, okumaya yöneldiğinde onun dikkatini nelerin çektiğini incelemek gerekli. Burda da Popüler Edebiyat kavramını irdelemenin önemi ortaya çıkıyor. 
 
Kitle kültürünün gelişmesiyle ağırlığı gün geçtikçe artan ve daha sık gündeme gelmeye başlayan “Popüler edebiyat” kavramı, modern edebiyatın üretim-tüketim süreçlerinin anlaşılmasına önemli katkılarda bulunuyor.  Yayınevlerinin, temelde ekonomik, siyasal ve kültürel alandan beslendiği düşünülürse, popüler edebiyatta eserlerin piyasada satışları, yayınevlerinin kazançları ve yazarın üretim kapasitesinin önemi göze çarpıyor.   Popüler edebiyat bazı temel özellikleri;
- Kitle iletişim araçlarını kullanarak halka çabuk ulaşabilmesi 
- Okunduktan ve tartışıldıktan sonra çabuk unutulması,
- Genelde politik meselelere fazla vurgu yapmaması vb. şekilde özetlenebilir.
 
Apolitik bir edebiyat algısının gündeme gelmesi bazı edebiyat araştırmacıları tarafından sık sık eleştiriye uğrasa da bu edebiyat ve gündeme getirdiği eserlerin sayısı günden güne artış gösteriyor.Kitapların kapak renklerinden, yazar polemiklerine, konusu aşkla ya da tasavvufla sınırlanmış bir tema çerçevesinden billboard reklamlarına kadar her şekilde okuyucuyu satın almaya yönlendiren bu eserler “halis” olarak tarif edilebilecek bir takım edebiyat yapıtlarının da daha az duyulması ve az satmasına sebep oluyor.

Bu bilgilerin ışığında Boğaziçi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nden Öğretim Görevlisi Hülya Bulut’a Popüler Edebiyat ile ilgili bazı sorular sorduk.

 Size göre Popüler Edebiyat ürünlerini hangi yazarla başlatmak mümkündür?
 
Popüler edebiyat teriminin bizim edebiyatımızda temel temsilcilerinden birisi Hüseyin Rahmi Gürpınar’dır. Dönemi içinde yazdıklarıyla geçimini sağlayabilen ender yazarlardan birisi olan Gürpınar, yaşadığı dönemde çok satmış fakat ölümünden sonra unutulmaya başlamıştır. Fakat 20. yüzyılın gündelik hayatının oldukça profesyonel bir dille aktarılmış olması, yazarın tekrar hatırlanmasına sebep olur. Aslına bakılırsa, Gürpınar’ı sadece edebiyat tarihçileri değil, örneğin kültür tarihçileri ya da sosyologlar da mutlaka incelemeye tabi tutmalıdırlar.
 
Günümüzde bu bağlamda örnek verebileceğiniz yazarlar var mı?
 
Bu zor bir soru aslında. İlk aklıma gelen isim Elif Şafak oluyor. Hatırlarsanız “Aşk” romanı çıktığında bir kapak sorunu yaşandı. Romanın kapak rengi pembe olduğu için bir kısım erkek yazarlar romanı satın alıp okumak istemedi. Sonrasında ikinci bir kapak rengi düşünülmüş: gri renkli “Aşk”lara rastladık kitapçılarda. Elif Şafak’ın kitabın içindeki fotoğrafı da dikkat çekici. Hatta bazı billboard’larda bu fotoğrafa rastlamak mümkün oluyor.
 
 
Size göre kitapların popülerliğini artıran etmenler nelerdir?
 
Kitabın yazarının halka aşina olması. Bu bağlamda yine Elif Şafak düşünülebilir. Kendisiyle bir çok röportajın yapılması, okuyanı çok yormayacak konuların seçimi, örneğin bir süpermarkette bile bu kitaba rastlanabilecek olması vs. gibi sebepler.
 
Az okunan yazarların halka ve halkın isteklerine daha uzak olduklarını söyleyebilir miyiz?
 
Böyle bir genellemeyi doğru bulmuyorum. Haltan kastımızın ne olduğu da çok açık değil. Bu meselenin piyasa koşullarıyla daha çok ilgisi var bence. Bir yazarın ne kadar çok reklamını görürseniz o kadar merak edersiniz. Alıp eserini okumak istersiniz. Bir de sonradan fark etmek olgusu sık yaşanır bizim toplumda.
Örneğin yaşadıkları dönemde ne Ahmet Hamdi Tanpınar ne de Oğuz Atay bekledikleri ilgiyi görememişlerdir. Hatta Atay’ın ben buradayım ey okuyucu, sen nerdesin? sözü çok ünlüdür. Biz bu iki yazarı da ölümlerinden sonra önemsemeye başladık maalesef.  
 
Popüler edebiyatı tanıtmada gazetelerin etkisi oluyor mu?
 
Elbette var. Gazetelerin kitap eklerinde yer alan reklamlar etkili, ne okuduğunuzu bilmeden birilerinin sizin için seçtiği eserleri gidip alabiliyorsunuz. Ayrıca, köşe yazarları da halkı etkileyebilir. Olumsuz eleştiriler de kitabın dikkat çekmesini sağlayabilir. Ama “görünür olmak”, örneğin bir fotoğrafının akılda kalması, yeni yazarın yeni çıkan kitabına olan ilgiyi artırır. Bir de elbette kitabevlerinin standları var. Fark ediyor musunuz, bazı yazarlar için hemen girişte ayrı bir stand açılır, kitabının tanıtımı yapılır.
 
 
‘Popüler Edebiyat’ın’ günümüzde bu kadar hız kazanmasına karşın, iyi bir okur olmak belki de bize sunulanı reddedebilmeyi de beraberinde getiriyor. İyi edebiyat eserlerinin hâlâ arandığı, reklamının az yapıldığı bir dönemdeyiz. Bize sunulanı değil, kendi tercihimizi oluşturmak, kendi edebiyat estetiğimizi bulabilmek için arama yapmamızın da şart olduğunu unutmamamız gerekiyor.
Daha Fazla Göster 03/11/2010 || 1841

Diplomayı aldık peki ya iş?

Uzun yıllar emek verip önce lise sonra üniversiteyi bitiren gençler mezun olduktan sonra başarılı bir iş hayatına geçemeyince ruh sağlıkları bozuluyor.

Daha Fazla Göster 01/11/2010 || 1900

Türkçe Tüm Dillerin Atası mı ?

`Türk dili, taş ve maden devrinde, kültür kelimelerini göç yolu ile yeryüzündeki dillere yayan eski ve büyük bir kültür dili.` (Dr. Phil Kvergiç)

Daha Fazla Göster 01/11/2010 || 1989

DİLDE YOZLAŞMA GİTTİKÇE ARTIYOR

Yabancı kavramların gün geçtikce hayatımıza daha çok girmesi ve yabancı sözcük kullanımına olan ilginin artması, “yozlaşma” sorununu da beraberinde getiriyor.

Daha Fazla Göster 01/11/2010 || 2124

Bir İnternet Fenomeni Olarak Blog Yayıncılığı

Dünyanın en ücra köşesinden bir konuda eğer söylemek istedikleriniz varsa Blog açarak insanlarla bilgi paylaşımına giriyoruz. Haber alma açısından da yurttaş gazeteciliği ile bir tutulan Blog yayıncılığının kamuoyu oluşturmada önemi gid...

Daha Fazla Göster 01/11/2010 || 1943

Bilinmeyen Hastalık Spine Bifida

Spina Bifida hastalığının çok ciddi olduğunu söyleyen Spina Bifida Derneği Kocaeli Şube Başkanı Ö. Nabi Ulusoy, tüm anne adaylarını uyararak, “Anne adayları hamilelik kararı almadan üç ay önce folik asit değerlerini ölçtürmeliR...

Daha Fazla Göster 21/10/2010 || 1916

Yerel gazetecilikte neler oluyor ?

İletişim fakültesinden mezun olup Kocaeli'de, yerel basında çalışacak olan gençleri zorlu şartlar bekliyor.

Daha Fazla Göster 18/10/2010 || 1875

Şizofreni Gerçeğiyle Tanışın

Sanrılar ve varsayımlar arasında geçen hayatlar, saklanan ve kimsenin bilmesi istenmeyen bir hastalık şizofreni. Yaşanan cinayet olaylarında, yakın çevre ve aile facialarında en çok suçlanan hastalık şizofreni. Artık şizofreni ile ilgili gerç...

Daha Fazla Göster 21/05/2010 || 2439

'Tık'la Gelsin...

Sokaklar arasına kurulan pazarlardan, süper-hiper-mega marketlere henüz geçiş yapmıştık ki bir anda alışverişte yeni bir konseptle ´sanal alışveriş´ kavramıyla tanıştık. Konuyla ilgili olarak GittiGidiyor.com Marka Yöneticisi Ozan Tatar´...

Daha Fazla Göster 21/05/2010 || 2053

İstanbul Marmaray'la Geçilecek

Milyonlarca insanın yaşadığı İstanbul'un en büyük sorunlarından biri trafik. İşte bu soruna çözüm olması için yılardır üzerinde düşünülen bir çok proje vardı. Ve nihayetinde bu sorunun çözümü için adımlar atıldı. İstanbul ...

Daha Fazla Göster 20/05/2010 || 1895

Gençler Meslek Seçiminde Özgür Değil!

Türkiye’deki birçok öğrenci, popüler meslek ya da ailemin isteği derken yanlış meslek seçimine yöneliyor…

Daha Fazla Göster 19/05/2010 || 1960

Sevmekle Başlar Her Şey

İnsani duyguları bilimsel metotlarla bir araya getirerek hayvanların korunması konusunda çalışmalarını sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sokak hayvanlarının sorunlarına çare buluyor. Kısırlaştır-Aşılat-Yaşat (KAY) projesi kapsam...

Daha Fazla Göster 17/05/2010 || 1986

Sanal Oyunlara Dikkat!

Çocukları saatlerce bilgisayar önünde tutan sanal oyunların çocukları şiddete sevk ettiğini ve sosyalleşmelerine engel olduğunu ifade eden Uzmanlar, bu noktada ebeveynleri dikkatli olmaya çağırıyor.

Daha Fazla Göster 17/05/2010 || 2086

D-e-p-r-e-s-y-o-n'dan Uzak Durun

Depresyon, genellikle insanın üzüntülü, kederli ve hüzünlü ruh halini tanımlamak için kullanılan bir sözcük olmasına rağmen hafife alınmaması gereken bir durum. Zira depresyon insanın duygu düşünce ve davranışlarında çöküntü yaratan...

Daha Fazla Göster 10/05/2010 || 1797

Dünya Ortak Bir Dili Konuşabilir mi?

'Çağdaş dil bilimi ekolleri,muhafazakar,liberal ve solcu düşünürler bir noktada birleşiyorlar;İnsan alet kullandığı için değil,söz sayesinde insan haline geldi.İnsanı insan yapan ne dik yürümek,ne toprağı sopayla eşeleyip yiyecek bulm...

Daha Fazla Göster 30/04/2010 || 1962

Geleceğin Yayıncılık Anlayışı: IPTV

Gelecek yıllarda daha aktif olarak görmeye başlayacağımız IPTV ile televizyon yayıncılığının anlayışı değişiyor.

Daha Fazla Göster 26/03/2010 || 1955