Bir Varoluş Hikayesi: "Betül Mardin"

 ESRA AYDOĞDU 08/03/2018 GÜNCEL/ DÜNYA/ ARAŞTIRMA & DOSYA 2033
 Dadısından dayak yediği için beyninin merkezinde hasar kalan, babası tarafından üniversiteye gönderilmeyen, kocası tarafından iş hayatı engellenen bir kadının hikayesi… Türkiye’nin ilk Halkla İlişkiler Uzmanı Betül Mardin. KOÜHA olarak, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde  hayatı boyunca varolmak için emek veren Betül Mardin'in yayınlanan video ve röportajlarından yola çıkarak hayat hikayesini derledik. 

 Ailenin ikinci kızı olarak 1926 yılında İstanbul’da doğuyor Betül Mardin. Annesi kız çocuk doğurduğu için üzüntüden bayılıyor ve bu zorlu büyüme serüvenine bir de dilsiz olması ekleniyor. Çocukluğuna dair hatırladığı en net şey İsviçreli dadısından yediği dayaklar. Konuşamamasının ve kekeme olmasının altındaki sebeplerden biri de dadısından yediği dayaklar. 10 yaşında ailesiyle gittiği bir piknikte kuzenlerinin alaylarından sıkılıp, sığındığı çınar ağacının arkasında kendisini asıl doğuran yemini veriyor: “Bir daha kimse benimle alay etmeyecek, bu son alay ettikleri gün olacak.” Ağzına taş koyarak ayna önünde egzersizler yaparak kekemeliği yendiğini söylüyor ama Mardin’in acıları burada bitmiyor. Araba kullanmayı öğrenmeye çalıştığı sıralarda şoför bir aksilik olduğunu anlayıp Mardin’in tedavi olduğu doktora durumu anlatıyor. Betül Hanımla konuşan doktor kendisine “Dayak yedin mi?” diye bir soru yöneltiyor ve evet cevabı üzerine  “Beyninde bir merkez var ve onu kırmışlar hiçbir zaman elindeki makineleri kullanamayacaksın.” diyor.

"HER ZAMAN KENARDA MESLEĞİNİZ OLSUN"

Betül Mardin yaptığı bir konuşmada en iyisi olmak için çalışmaya başladığını söylüyor ve kadınlara şöyle sesleniyor: “Kadın kısmının ne zaman batacağı belli değil. Benim ailem iki kez iflas etti ve ben allahtan çalışıyordum, bunu çok ucuz atlattım. Eğer çalışmıyor olsaydım felaket olurdu. Her zaman kenarda mesleğiniz olsun.” 1955-1956 yıllarında İngilizcesini ve Fransızcasını kullanarak bir gazeteye sekreterlik ve tercümanlık yapmak için işe giriyor. Ama yerinde durmadığını ve çok çalıştığını belirten Mardin, kendini birden bire magazin sekreteri olarak buluyor. Üç sene burada devam ettikten sonra Amerikan Haberler Merkezi’ne girip onların işlerini yapmaya başlıyor. Radyodan teklif alıyor ve burada da 3 yıl çalıştıktan sonra Ankara’dan gelen haberle BBC’ye televizyon eğitimi almaya gönderiliyor ki o zamanlar daha televizyon yok. TRT televizyon yayınlarına başlayacağı için nitelikli personel yetiştirmek istiyor ve Mardin’i 6 ay sürecek bir eğitime gönderiyor. Ancak bu eğitim 3 ay sürüyor ve Ankara’ya dönüp İngilizlerle birlikte televizyon eğitimi dersleri vermeye başlıyor. O dönemde Betül Mardin sayesinde canlı yayında tiyatro oyunları yayınlanmaya başlıyor.   Haldun Dormen ile evli olduğu için tiyatro bilgisinin de olduğunu ifade ediyor Mardin. Ama çocukları İstanbul’da olduğundan bu koşuşturmaya ve özleme dayanamayıp istifasını verip İstanbul’a dönüyor.

TÜRKİYE'NİN İLK HALKLA İLİŞKİLER UZMANI

Zamanın Akbank Yönetim Kurulu Başkanı’na iş aradığını söyleyince tam ona göre bir iş veriliyor Mardin'e. Patron ve çalışan arasında iletişim köprüsünü kurmak. İşte o gün Türkiye’de  halkla ilişkiler departmanın temelleri atılıyor. Haftada 3 gün Akbank’ta başlayan çalışma hayatı Selehattin Beyazıt’ın teklifiyle daha da hareketleniyor. Ertesi gün hayatının teklifi İbrahim Doğutan’dan geliyor. Mardin’in buradaki görevi 19 lokanta ve gece kulübünün misafir listesini tutmak. Bu işi çok sevdiğini belirten Mardin, o dönem şehir şehir dolaşarak insanlarla tanışıp Akbank’ın Halkla İlişkiler Departmanını tümden ele aldığını söylüyor. Burada işleri ilerlettikten sonra Londra’ya tayinini istiyor ve orada Akbank ile ortak çalışan şirkette iş hayatına devam ediyor. 3 yılın sonunda İstanbul’a dönüyor ve Alaaddin Bey ile “A&B “adlı bir Halkla İlişkiler şirketi kuruyorlar. Dernek başkanı olduğu sırada uluslararası bir şirket olmak fikri güneş gibi doğuyor aklına. İngiltere’deki derneğin başkanını konuşmacı olarak davet edip halkla ilişkilerin önemini anlatan bir seminer düzenliyor. Betül Mardin için böyle başlayan süreç Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği’nin başkanlığına kadar devam ediyor ve derneğin ilk Türk kadın başkanı oluyor. Dernek tarafından kendisine verilen “Member Emeritus” ünvanıyla da dünyada sayılı kişide olan bu ödülle halkla ilişkilerde bir üstad sayılıyor. Mardin, İstanbul Bilgi Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamasıyla gençlerin de yoluna ışık tutuyor. Betül Mardin’in hikayesi bütün kadınlara örnek teşkil edecek türden.

Mardin'in yaşam öyküsü, tam da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde, kadının isteyip de yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığını kanıtlar nitelikte. 

Kategorisindeki diğer haberler

Bir Varoluş Hikayesi: "Betül Mardin"

 Dadısından dayak yediği için beyninin merkezinde hasar kalan, babası tarafından üniversiteye gönderilmeyen, kocası tarafından iş hayatı engellenen bir kadının hikayesi… Türkiye’nin ilk Halkla İlişkiler Uzma...

Daha Fazla Göster 08/03/2018 || 2034

Ayrıcalıklarını Sanata Dönüştüren Kadınlar

Kadınlar, fizyolojik farkları olan menstrüasyon (adet) dönemini sanata çevirdiler, hiçbirimizin bilmediği bir bakış açısını gözler önüne serdiler.  

Daha Fazla Göster 08/03/2017 || 2030

Son Eklenen Haberler

En Çok Okunan Haberler