Öğretmen Öğrencilerine İlham Olabilendir

 MUSTAFA ÇAĞLAR 24/11/2017 GÜNCEL/ EĞİTİM/ RÖPORTAJ & SÖYLEŞİ 114
24 Kasım Öğretmenler Günü’nde emekli öğretmen Hayri Bostan ile hayat hikayesi ve eğitim üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Hayri Bostan’ın öğretmenlik macerası okumak için evden kaçmasıyla başlıyor. Okula gitmek için bir çok zorlukla mücadele ettiğinden bahseden Hayri Öğretmen bu mesleğin gerçekten severek ve hakkını vererek yapılması gerektiğinin altını çizdi. 
Emekli öğretmen Hayri Bostan İlginç öğrencilik ve öğretmenlik anılarını anlattı. Emekli öğretmen Hayri Bostan İlginç öğrencilik ve öğretmenlik anılarını anlattı.

Bize önemli olanın öğrenmek, öğretmek ve bir gaye uğruna beraber olmak olduğunu öğreten, koşulsuz, şartsız her zaman yanımızda olan öğretmenlerimizden biri olan Hayri Bostan, okula başlamadan önce yaşadığı zorlukları anlatarak başlıyor konuşmasına: “İyi bir köylü çocuğuydum. Okuma imkanımız pek yoktu. Ben ailemden gizli okula kaçarak gittim. Okula başlamam maceralı bir şekilde oldu. Çocuk aklımla fırında çalışıp okumayı planlıyordum ama ne zaman uyuyacağım, çalışacağım, okula gideceğim onları planlamıyordum. Denizci nahiyesinde okula başladım. Teyzemin evinde kalıyordum ama teyzemler yoksuldu, evde ne elektrik vardı ne de su. Okula koşarak gittiğimi hatırlıyorum, koşarken ayaklarımdan sıçrayan çamurlar kafamın üstünden geçiyordu. Daha sonra Trabzon’dan İzmit’e göçtük, okula burada devam ettim. Orta okuldayken devlet yatılı İmam Hatip Lisesi'ni kazanmışım ama bana söylememişler çünkü öğretmenlerim aynı okula devam etmemi istiyorlardı. Daha sona İmam Hatip Lisesi'ne gittim. Ailem fakir olduğu için devlet yatılıdan ayrıldım ve küçük bir bakkal açtım.  Fakat okulu bırakmamıştım. Sabahları okula gidip, akşamları bakkalda çalışıyordum, orada yatıp kalkıyordum. İmam Hatip Lisesi'ni bitirdim ve üniversite sınavına girmem gerekiyordu. Fazla çalışamadım haliyle de yeterli puanı alamamıştım. Daha sonra ikinci kayıtlarla birlikte (hiç ümidim yoktu ama) Bursa Yüksek İslam Enstitüsü’nü kazandığımı öğrendim. 1982 yılında mezun olup Sarıyer İmam Hatip Lisesi’nde öğretmenliğe başladım. Öğretmenliğe başladım ama o gün nerede kalacağım belli değil, Müdür Bey bu konuyla ilgili benimle hiç ilgilenmedi. 9 ay ev bulamadım ve camii lojmanında kalmak zorunda kaldım. O zamanlarda İstanbul’da büyük bir konut sıkıntısı vardı, kiralar çok pahalıydı. Ev sahipleri garip garip koşullar koyuyordu. O günden bu güne zorluklar peşimizi bırakmadı bu günlere geldik.”

 

“Öğrenci işin içine girmeden bu iş olmaz

 

“Öğretmenlik hayatım boyunca o kadar sistem değişti ki ben bile anlamadım. Her gelen bu sistem değişmez diyordu ama durum tabii pek öyle değildi. Eski Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol kredili sistemi getirdi, dediler ki Türkiye’nin sistemi budur artık ama yine değişti. Bence Türkiye’nin eğitim siteminde, yönetmeliklerde sorun yok. Biz sistemi kendimize çok iyi adapte ediyoruz. Öğrenci bedavadan sınıf geçmeye bakıyor. Öğretmen öğrencilerle fazla uğraşmak istemiyor. Dünya’da geçerli sistemde öğrenci kesinlikle aktif olacak ama bizim ülkemizde öğrenci kesinlikle aktif değil. Bazen öğrenci öğretmenlerin ekstra çabalarıyla aktif oluyor. Öğrenci işin içine girmeden bu iş olmaz. Türkiye’de çocuklarımızın başarılı olmasını istiyorsak sınavlarını öğretmenler yapmayacak, sınavlar merkezi sistem ile olacak. Gerçek başarı böyle ortaya çıkar.”

 

“Herkes zannediyor ki biz ilahiyatçılar sadece dini kitaplar okuruz ama yok öyle bir şey.”

 

Öğretmenlerin öğrencilerine ilham olduğundan bahseden Bostan “Üniversite yıllarımda Mahmut Kanık diye bir öğretmenim vardı. Şu anda Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretmen, birçok çalışması var. Onu örnek almaya çalıştım. Çok mütevazi bir insandı, edebiyat derslerine geliyordu. Öğretmenimin etkisiyle mezuniyet tezimi dahi edebiyat ile ilgili yapmıştım. Edebiyatla ilgileniyor, kitaplar okuyordum. Hocamız bize çok yönlü olmayı, dünyayı görmeyi öğretti. Benim edebiyata ilgimi arttırdı. Herkes zannediyor ki biz ilahiyatçılar sadece dini kitaplar okuruz ama yok öyle bir şey. Daha sonra orta okulda ateist bir öğretmenim vardı. Beni sigara içerken yakalamıştı, yaklaşımı beni çok etkilemişti, onu hiç unutmuyorum” diyerek unutamadığı öğretmenlerinden bahsetti.

 

“Öğretmenlik para için yapılmaz”

 

Öğretmenlik mesleğinin kutsal bir meslek olduğuna da değinen Hayri Öğretmen “Öğretmenlik para için yapılmaz. Ben emekli olacağıma inandığım için oldum. Ama emekli olması gereken o kadar çok öğretmen var ki bunlar devam ediyor. Çünkü emekli olunca parası azalacak. Öğretmenlik hem akılla hem de duyguyla yapılması gereken bir iş. İki tarafında ağır basmaması gerekiyor. Ama öğretmenlik de duygu daha ağır basıyor. Öğretmen öğrencisini sevecek. Ama belli etmeyecek. Evladım, yavrum tarzı hitap kelimelerini kullanmayacak. Öğrenciler de ileride saygı değer insanlar olacaklar. İleride saygı ile anılmak için saygıyla hitap etmek lazım.” diye konuştu.

 

Hayri Bostan, son olarak bu mesleği severek ve hakkını vererek yapan herkesin öğretmenler gününü kutladı.

 

 

Kategorisindeki diğer haberler

Öğretmen Öğrencilerine İlham Olabilendir

24 Kasım Öğretmenler Günü’nde emekli öğretmen Hayri Bostan ile hayat hikayesi ve eğitim üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Hayri Bostan’ın öğretmenlik macerası okumak için evden ka...

Daha Fazla Göster 24/11/2017 || 115

Bir Öğretmenin Gözünden Eğitim

 “Cumhuriyet sizden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller ister.” Mustafa Kemal Atatürk   Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretmenlerimize ar...

Daha Fazla Göster 23/11/2017 || 178

Son Eklenen Haberler

En Çok Okunan Haberler