“Gazinin Onuru Madalyasıdır”

 MUSTAFA ÇAĞLAR 18/03/2017 GÜNCEL/ RÖPORTAJ & SÖYLEŞİ 578
18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 102’nci yıl dönümünde gazilerimizin hikayelerini merak ederek çıktık yola. Tabiki onları bir arada bulabileceğimiz ilk yerde Kocaeli Muharip Gaziler Derneği’nde bulduk kendimizi. Kore ve Kıbrıs Gazilerinin bizi ağırladığı dernekte Başkan Yunus Coşkun’un hikayesini dinledik. O, 1974 Kıbrıs Çıkarması’nda ölümle burun buruna gelmiş 3 çocuk babası bir gazi. İstiklal Gazisi bir babanın da oğlu aynı zamanda. Yani anlayacağınınız gazi oğlu gazi.
Gazi Yunus Coşkun Kıbrıs Çıkarması'nda yaşadıklarını anlattı. Gazi Yunus Coşkun Kıbrıs Çıkarması'nda yaşadıklarını anlattı.

Başlarında kalpakları, göğüslerinde madalyalarıyla tanıyoruz biz onları. Belki de çoğumuz onların hikayelerini umursamamadan geçiyoruz yanlarından. Kimisi Çanakkale’de kimisi Kıbrıs’ta, kimisi Güneydoğu’da sırf bizim güvenliğimiz için canlarını hiçe sayarak gazi oldular. Bunlardan birisi Yunus Coşkun. 1974 Kıbrıs Çıkarması gazilerinden.  

Hikayesini soruyoruz Gazi Coşkun’a, babasının İstiklal Gazisi olduğundan başlıyor anlatmaya: “Yaşım daha çok küçüktü. Ülke istiklal mücadelesi veriyordu. Kuzeyde Ruslar, Güney’de bir yandan Fransızlar, bir yandan İtalyanlarla savaşıyorduk. Babam hem Yemen’de hem de Kafkasya Cephesinde savaştı. 13 yıl boyunca eve gelmedi. Cepheden cepheye savaştı durdu.  Babamız gelmediği için şehit olduğunu düşünüyorduk. 13 yıl sonra döndü, ilk geldiğinde bizi tanıyamamıştı. Şimdi ben onun madalyasını da gururla taşıyorum.”

 

“Çiğ Tavuk Yedik”

 

Kendisinin gazi hikayesini ise 1974 yılında Bolu Komando Tugayı olarak Kıbrıs’a helikopterle gittiklerini söyleyerek anlatıyor Coşkun. “Kıbrıs’a gittiğimizde her yer cehennem gibiydi" diyen Gazi Yunus Coşkun, “Uzun süre dağlarda uyuduk. Ne yiyeceğimiz kaldı ne de cephanemiz. Hatta bölük arkadaşlarımla çiğ tavuk bile yediğimizi hatırlıyorum.”

 

“Kolay Değil 507 Silah Arkadaşımı Şehit Verdim”

 

Vurulma anını anlatırken hala o anı yaşıyormuş gibi. Gözleri yaşarıyor, sesi kısılıyor, anlatmakta zorluk çeken Coşkun, “Savaşın ilk haftasıydı. Bulunduğumuz bölgeye havan bombası atıldı. Kafama ve bacağıma şarapnel parçaları girdi. O sırada vücudumda bir sıcaklık hissettim akan kanlarla birlikte, gözlerim karardı. Savaş anı olmasından dolayı şartlar çok kötüydü. Pakistanlı bir doktor pense ile kafamda ve ayağımdaki şarapnel parçalarını çıkardı. İstirahat edemeden cepheye dönmek zorunda kaldım. Çünkü vatanın bize ihtiyacı vardı” diyerek anlatıyor yaşadığı o zor süreci. Savaş meydanındaki onlarca silah arkadaşından da bahsediyor Coşkun ve  şehit olan bir arkadaşının vurulma anını anlatıyor. Yine gözleri yaşlı: “Kayserili bir arkadaşım vardı. Çatışmada yan yanaydık, bomba atarın başındaydı. Bombayı attıktan sonra düşmanın attığı bir kurşun gözünden içeri girdi. Yere düştüğünü gördüm. Dürtüyorsun, tepki vermiyor. Tüylerin diken diken oluyor. Yalnız o mu? Kolay değil evladım, 507 silah arkadaşımızı orada şehit verdik, ağladık, sızladık. Ama yapacak bir şey yok, vatan sağ olsun.

 

 

Döndüklerinde ise Hayat Savaşı Başlıyor

 

Ülkeye döndüklerinde törenle karşılandıklarından bahseden Gazi Yunus Coşkun, “Bizim için kurbanlar kesildi, şeref madalyaları verildi. Yine olsa yine gideriz savaşa” diyor. Onun ve onun gibi onlarca gazimiz için asıl savaş döndükten sonra başlıyor. Malum geçim derdi, ekmek kavgası. Bu seferde hayat savaşı sarıyor onları. Coşkun’a soruyoruz döndüğünde yaşadığı sıkıntıları, “Biz para için gitmedik yavrum savaşa, vatan için gittik” diye başlıyor anlatmaya ve ekliyor: “Kıbrıs’ta ki Türk kardeşlerimizin yardımına gittik. 6-7 ay fazla askerlik yaptık. Bundan da hiç gocunmadık. Devletimiz bu madalyayı bize layık gördü, gururla taşıyorum. Ama ne bir aş verdiler, ne de bir iş. Öncesinde 2-3 ay maaş verildi bize sonra o da kesildi. Neyse ki en sonunda bize de maaş bağlandı. Ama bütün bunların ötesinde bu taşıdığım madalyayı dönemin Genelkurmay Başkanı taktı. Gazinin onuru madalyasıdır. Bu da bana yeter.”

 

Son olarak din, dil ırk ayrımı yapılmadan insanların bir arada yaşayacağını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bir milletten oluştuğunu vurgulayan Coşkun, hiçbir gücün bu ülkeyi bölemeyeceğini belirtti. 

Kategorisindeki diğer haberler

Kocaeli Kitap Fuarı Yoğun İlgiyle Devam Ediyor

Yoğun ilginin yaşandığı 9. Kocaeli Kitap Fuarı, üçüncü gününde söyleşiler ve imza etkinlikleri ile devam ettti.  Günün ilk söyleşisinde Yazar Mevlana İdris ve Salih Zengin okurlarla bir araya geldi.

Daha Fazla Göster 15/05/2017 || 241

Üniversite Tercih Fuarı 2'nci Gününde

EKET Fuarcılık tarafından düzenlenen ve dün başlayan  ‘Kocaeli Üniversite Tercih Günleri’, Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi’nde bugün de öğrencilere ve velilere kapılarını açtı.

Daha Fazla Göster 24/03/2017 || 280

“İpin Ucu Senin Elinde”

Sabah Gazetesi Eğitim Yazarı ve CNN Türk Program Yapımcısı Sait Gürsoy katıldığı Kocaeli Üniversite Tanıtım Günleri’nde liseli öğrencilerle buluştu. 

Daha Fazla Göster 23/03/2017 || 307

“Gazinin Onuru Madalyasıdır”

18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 102’nci yıl dönümünde gazilerimizin hikayelerini merak ederek çıktık yola. Tabiki onları bir arada bulabileceğimiz ilk yerde Kocaeli Muharip Gaziler Derneği’nde bulduk kendimizi....

Daha Fazla Göster 18/03/2017 || 579

"Kadın İnsandır, Bizler İnsanoğlu"

  Kadının bir anlam ifade etmediği, ne kadar büyülü bir varlık olduğunun farkına varılmadığı bu çağda yaşıyor olmak belki de çoğumuz için en büyük kayıp. Ama şu bir gerçek ki ne kadar ez...

Daha Fazla Göster 08/03/2017 || 406

Erkek Masalarının Kadın Patronu

Son dönemde artan kadın cinayetleri, taciz ve tecavüz olayları umut kırıcı olsa da, kadınlar bir yerlerde hayata bağlanıyor, güçlü olduklarını her defasında gösteriyorlar. İzmit Yürüyüş Yolu'nda b...

Daha Fazla Göster 08/03/2017 || 491

Son Eklenen Haberler

En Çok Okunan Haberler