Bugün 5 Aralık Kadın Hakları Günü!

 Seda Ceren Sağıroğlu 05/12/2016 GÜNCEL/ RÖPORTAJ & SÖYLEŞİ 1710
Güler yüzüyle bizi Kumbara Kafe’de ağırlayan Şeyda ile Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk kadınına seçme, seçilme hakkının yasalaştığı gün olarak bilinen 5 Aralık hakkında kısa bir söyleşi gerçekleştirdik

Söyleşimizle sizi başbaşa bırakmadan evvel Şeyda Akyüz’den bahsetmek istiyorum. Akyüz, Kadın Emeği Kolektifi’ne 2 senedir üye olmakla birlikte Kadın Emeği Derneği’nde 1 senedir faaliyet yürütüyor. Derneklerinin sosyalist feminist bir perspektifte işlediğini, kendisinin de çalışmalarını ve projelerini yine aynı perspektifte yürüttüğünü söyleyebiliriz. Bizim soluğu onun yanında almamızın sebebi ise onun aynı zamanda okunmayan kadın tarihine verdiği önemden kaynaklanıyor.

Osmanlı Devleti’nde, İkinci Tanzimat dönemiyle birlikte feminist oluşumlar görüyoruz. Bize bu oluşum ve hareketlerden bahseder misiniz?

Öncelikle o dönem oldukça önemli bir hareket doğuyor ve orada okunmayan bir kadın tarihimiz var. Bizim şu an burada oluşumuz için de önem arz eden bir hareket olduğunu söylemek gerekir.

O dönem yapılan kadın hareketi ve hareketin tarihi belgelere çok fazla manşet olmamasından ve erkek egemen, patriyarka tarafından bastırılmasından dolayı ön plana çıkmıyor, çıkarılamıyor fakat yıllar sonra adlarından, yaptıklarından, mücadelelerinden söz edebiliyoruz. Tanzimat Dönemi´ndeki hareketlenmeyi aslında şöyle nitelendirebiliriz; Osmanlı Dönem’inde kendiliğinden oluşmuş bir hareket değil, dünya perspektifinde varolan 1. Dalga Feminist Hareket’ten kaynaklanıyor. 1. Dalga Feminist Hareket ise Doğal Hukuk Doktrinin’de kadın haklarının ve kadının dünya konjektüründe ikincilleştirilen konumundan farklı bir yere koymayan ve aslında ‘erkek hakları’ olarak tanımlayabileceğimiz, patriyarkanın devamı niteliği taşıdığını da söyleyebileceğimiz bir hak bildirgesi olmasından ortaya çıkıyor.

1. Dalga Hareket hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

1. Dalga Hareket, Süfrajet Hareket olarak da isimlendiriliyor. Süfrajet Hareketi’yle beraber o dalgalanma Osmanlı’da, batıya dönmüş yüzler, eğitim alan, batıdaki bildirileri, yayınları takip eden kadınların ilgisini çekiyor. Tam da onların özgürleşme, demokratik olma, imparatorluktan kurtulma perspektifine uyan bir yaklaşım olduğuı için o hareketi referans alıyorlar. Referans aldıkları bu hareketle beraber bir mücadele yürütmeye başlıyorlar ve mücadele Tanzimat Dönemi’ne baktığımız zaman 40 dergi ve 36 dernek açacak kadar güçleniyor.

Peki bu dergi ve derneklerin içerikleri nelerden oluşuyor?

Bu dernekler, yayın organları kadınların özel ve kamusal hayata ve emek piyasasına çıkmamaları, kadınların sadece eve hapsedilmesi, giyiminden tutun da normal yaşantısında nereye gidebilecekleri, vapurda erkeklerle aynı bilet parasını ödemelerine rağmen vapurun kaçıncı katında ve nerelerinde seyahat edebilecekleri, bunların benzeri birçok roller kavramlaştırılmış, tüm bu rol ve kavramlara, kurallara karşı çıktıkları ve okumalar yaptıkları alanlar olmuşlardır. Bunların yanı sıra bu derneklerde kadın ekonomisine katkı sağlayabilmek ve emek piyasasına çıkabilmek adına yaptıkları el işleriyle kız çocuklarını okutmuş ve yoksul kadınların bakımı için para yardımında bulunmuşlardır. Ekonomi de dahil olmak üzere o dönemin kadın dayanışması büyük önem arz etmektedir.

Bütün bunlar çerçevesinde Osmanlı´da feminist oluşumlar nasıl ortaya çıkıyor?

Kadınların eğitim alması, özel mülkiyetlerinin olması, aynı zamanda siyasal anlamda kendilerini ifade etmeleri, o dönemin şartlarıyla temsiliyet haklarını istemeleri ve savunmaları oldukça önemli bir adım ve harekettir. Bu anlamda feminist bir dernek olarak 1913 yılında kurulan Osmanlı Kadınının Hukukunu Savunma Derneği’ni örnek olarak gösterebiliriz. Kadınlar Dünya’sı yayın organını çıkarıyorlar ve feminizmi devamlı her sayılarında tekrar tekrar tanımlıyorlar ve tanımlarken, "Evet dilimize yabancı kelimelerin girmesine karşıyız ama yabancı kelimeler dilimize giriyor ve bu anlamda en önemli yabancı kelime feminizmdir, bırakın feminizm dilimize girsin. Bu kelime kadınların ikincilleştirilmesinin önüne geçecektir" diyorlar ve bu mücadeleye inanarak hareket ediyorlar.

Bu feminist yapılanmaların 5 Aralık günü ile bağlantısına değinebilir miyiz?

Tanzimat Dönemi’nde ev ve dernek toplantıları yapılırken öte yandan da kadınların kendi makalelerini bastıkları yayınları ve bu makalelerde kadının emek piyasasında rol almasını ve seçme seçilme hakkını savunmaları 5 Aralık’a giden yolu açıyor. Tüm bunlar yapılırken kadınların örgütlü bir mücadele yürüttüklerini savunabiliriz.

Peki ya Cumhuriyet Dönemi?

Cumhuriyet Dönemi kadın hareketine baktığımız zaman ilk başta şunu görebiliriz, Osmanlı Dönemi’nde örgütlenmiş olan kadınlar bu defa parti kurmak istiyorlar hem de Cumhuriyet Dönemi’nin ilk partisini kurmayı amaçlıyor. Parti yapılanma çalışmaları sırasında Nezihe Muhiddin’den söz etmek gerekir. Gerek Nezihe Muhiddin’in evinde gerekse Darülfünun Konferans Salonu’nda komite toplantıları yapılıyor. Nezihe Muhiddin önderliğinde Kadınlar Halk Fırkası henüz Cumhuriyet Halk Fırkası bile kurulmadan, kuruluş çalışmalarını tamamlayıp, dilekçesini vererek cumhuriyet tarihinin ilk siyasi partisi oluyor. Fakat kuruluş dilekçesi yaklaşık sekiz ay sonra red cevabı alıyor. Reddin gerekçesi ise, "1909 tarihli seçim kanununa göre kadınların siyasi temsilinin mümkün olmadığı’’ anlayışına dayandırılıyor.

Bu süreç kadınları yıldırıyor mu?

Hayır, bu defa kadınlar 1924’te Türk Kadınlar Birliği’ni kuruyorlar. Benim en çok dikkatimi çeken nokta ise kadın hareketinin ve kadın derneklerinin katıldığı Uluslararası Kadın Kongresi 1935’te Türkiye’de yapılıyor ve bu kadın kongresinde Türk Kadınlar Birliği barış üzerine söylemde bulunuyorlar. Barış taleplerini dile getirdikleri için de kapatılıyorlar. Aynı zamanda da TBMM’de seçme seçilme hakkı alınması üzerine, ‘Sizin artık misyonunuz tamamlandı ve bitti, amacınız seçme ve seçilme hakkıydı, başka bir hak talep etmiyordunuz artık kapanmalısınız’’ diyorlar ve zorla kapatma kararı alıyorlar, kapatılıyor.

Son olarak 5 Aralık kadınlar açısından bir mücadele günüdür diyebilir miyiz?

5 Aralık her ne kadar ´hak verildi´ perspektifinde lanse edilse de aslında ardında bir kadın mücadelesi yatıyor ve Nezihe Muhiddin gibi kadınların ödediği bedeller bu mücadelenin temelini oluşturuyor. Örneğin, kadın mücadelesinin önemli isimlerinden Nezihe Muhiddin, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yalnızlaştırılarak ölüyor. Aslında orada da erkek egemen zihniyet tarafından kadına verilmiş bir ders yatıyor: ‘’Konumunuzu beğenmezseniz, önderlik ve mücadele içerisinde olursanız sonunuz bu şekilde noktalanır’’ gibi. Dünyanın her yerinde ne yazık ki kadınların kazandıkları haklar aslında ardında kadın mücadelesini barındırmasına rağmen erkek egemen zihniyet tarafından bu şekilde lanse ediliyor.

5 Aralık günü de kadın mücadelesinin görmezden gelindiği erkek egemen sistem tarafından bize lütuf gibi sunulan o günlerden biridir.

Kategorisindeki diğer haberler

Her 68 Çocuktan Biri ‘Otizmli’

Otizm, binlerce insanın hayatını etkileyen bir gelişimsel farklılık. Bu hastalık dünya üzerinde de yaygınlaşmaya devam ediyor. Otizm sadece çocukları değil onların ailesini de etkiliyor. Otizm hastası olan o çocuklardan bir...

Daha Fazla Göster 30/11/2017 || 123

“Onunla Dünyaya Farklı Bakmayı Öğrendik”

Dünya Engelliler Günü'nde son olarak sözü doğuştan görme engelli olan 6 yaşındaki Duru'nun annesi Aysel Avşar'a bıraktık. Engelli bir çocuğa sahip olmanın hayatları üzerindeki etkisini bizimle pay...

Daha Fazla Göster 30/11/2017 || 301

"Sessiz Dünyanın Sesi Olun"

Birleşmiş Milletler'in 1992 yılında aldığı karar ile 3 Aralık günü Dünya Engelliler Günü olarak anılmaya başladı. Biz de bu özel günde Kocaeli Halk Eğitim Merkezi'nde işitme engelli bireylerin sessizliği...

Daha Fazla Göster 29/11/2017 || 55

Kocaeli Kitap Fuarı Yoğun İlgiyle Devam Ediyor

Yoğun ilginin yaşandığı 9. Kocaeli Kitap Fuarı, üçüncü gününde söyleşiler ve imza etkinlikleri ile devam ettti.  Günün ilk söyleşisinde Yazar Mevlana İdris ve Salih Zengin okurlarla bir araya geldi.

Daha Fazla Göster 15/05/2017 || 289

Üniversite Tercih Fuarı 2'nci Gününde

EKET Fuarcılık tarafından düzenlenen ve dün başlayan  ‘Kocaeli Üniversite Tercih Günleri’, Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi’nde bugün de öğrencilere ve velilere kapılarını açtı.

Daha Fazla Göster 24/03/2017 || 329

“İpin Ucu Senin Elinde”

Sabah Gazetesi Eğitim Yazarı ve CNN Türk Program Yapımcısı Sait Gürsoy katıldığı Kocaeli Üniversite Tanıtım Günleri’nde liseli öğrencilerle buluştu. 

Daha Fazla Göster 23/03/2017 || 349

Son Eklenen Haberler

En Çok Okunan Haberler