Aile İçi Şiddetin Çocuklar Üzerindeki Etkisi

 Nejla Coşkun 06/01/2013 GÜNCEL/ DÜNYAARAŞTIRMA & DOSYA 1922
Aile içi şiddetten dolayı bir çok kadın ve buna bağlı olarak bir çok çocuk hem fiziksel hem de ruhsal olarak hasar görüyor, ileri ki yaşlarında bunlarla ilgili problemler yaşıyor.
Günümüzde aile içi şiddet önemli bir toplumsal sorun olmuştur. Aile içinde kadına yönelik yaşanan şiddet ile çocuklara yönelik şiddet arasında büyük bir bağ vardır. Yani bir evde yaşanan bir şiddet olayı varsa büyük ihtimalle sadece kadınlar değil çocuklarda şiddet görüyordur. Örneğin, Amerika’da yapılmış olan bir araştırma eşlerine şiddet uygulayan erkeklerin yüzde 50’sinin aynı zamanda çocuklarına da şiddet uyguladığını ortaya koymaktadır. Çocuklar aile içi şiddetten hem fiziksel hem de ruhsal yaralar alır. Şiddet uygulayan kişi bazen kadına duygusal zarar vermek bazen de istediğini yaptırmak amacıyla, çocuğa fiziksel şiddet uygulayabilir. Ya da şiddet uygulayan kişi çocuğa yanlışlıkla şiddet uygulayabilir. Ayrıca, yaşça küçük çocuklar anne kucağındayken, anne saldırıya uğradığında, saldırıdan zarar görebilir. İleriki yaşlardaki çocuklar ise, anne-baba arasındaki şiddete müdahale etmek isterken zarar görebilir. Şiddetin yaşandığı ortamda büyüyen çocuklar, kendilerine bakan kişilere, yani annelerine kardeşlerine duygusal olarak bağlanmakta zorluk yaşayabilirler. Bebeğin büyümesinde hayati öneme sahip olan bu bağlanma gerçekleşmediği bazı ileri durumlarda çocuğun gelişimi sekteye uğrayabilir ya da tamamen durabilir. Okul öncesi çocuklarda gelişim süreci tersine işleyebilir, çocuklar kabus görebilir ya da uyuma güçlüğü çekebilirler. Okul çağındaki çocuklar ise depresyon, kaygı, korku gibi farklı psikolojik problemler yaşayabilirler, arkadaşlarına karşı şiddet gibi sorunlu davranışlar gösterebilirler. Şiddet görerek büyüyen çocuklar, ileriki yaşamlarında problemli ilişkiler yaşama riskiyle karşı karşıyadır. Onların gelecekte kuracakları ilişkilerde şiddetin ve istismarın yaşanma olasılığı, akranlarına oranla daha fazladır. Şiddet görmüş ya da şiddete tanık olmuş çocuklarda bir çok bozukluk belirtisi görülebilir. Örneğin; babasından şiddet gören bir çocuk annesiyle özdeşim kuramaz ve cinsel bozukluk görülebilir. Bunun gibi daha pek çok örnek vardır.Bunlar; aşırı bir endişe hali, korku, sık irkilme, karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi psikosomatik belirtiler, alt ıslatma, dil gelişiminde gerileme, çevreye karşı ilgisizlik, uyumakta zorluk, kabus görme, sık ve uzun süreli ağlama, yeme problemleri, konsantrasyonda zorluk, sinirlilik, öfke nöbetleri, agresif davranışlar, dürtüsel davranışlar, özgüven azalması, temel güven duygusunun sarsılması, yaşından küçük davranışlar, arkadaş ilişkilerinde sorunlar, intihar eğilimleri, okulda başarısızlık. Bu konuda görüştüğümüz Psikolojik Danışman Elif Önder aile içi şiddette önemli olanın ebeveynlerin eğitimi olduğunu söyleyerek şöyle devam etti. “ Çocuklar için çok geç olmadan, onlar henüz büyümeden ailelere yardım edilir, onlarla konuşulursa, çocuklara gereğinden fazla ceza verilmesi önlenebilir ve onların gelecek hayatlarında daha sağlıklı bireyler olmaları sağlanabilir.” Dedi ve şöyle devam etti. “Annelerin çocuklarına verdikleri cezalar, gördükleri şiddete duydukları öfkenin dışavurumu olarak görülebilir. Bu şiddet sonucunda çocuklarda bir çok hasar ortaya çıkıyor. Çocuklukta şiddete maruz kalan çocuk ileriki yaşantısında bunu sadece kendi çocuğuna yönelik olarak değil başkalarına yönelik olarak da kullanmaktadır. Babanın anneye saldırgan davranışını gören çocuklar, şiddet kendilerine yönelmese bile kurban durumundadır. Davranış sorunu olan çocuğun, saldırgan davranışları ile ebeveynlerin tutarsız bir disiplin yaklaşımı ve çocuğa ilgi ve desteğin bulunmayışı arasına pozitif bir ilişki vardır. Çocuklukta karşılaşılan fiziksel ceza sonucunda ilerideki yaşlarda ortaya çıkan saldırganlık davranışları erkeklerde kızlara oranla daha fazladır.Şiddet uygulamak bir sorundur ve destek alarak, öfke kontrolü edinerek, şiddete karşı duyarlılık oluşturarak üstesinden gelinebilir. Çocukları davranışlarıyla ilgili suçlamadan önce şöyle bir kendimize bakıp değerlendirelim.” İstismara tanık olmanın yanı sıra istismara uğramış olmak, çocuklar için çifte darbe olduğu belirtilmiştir. Şiddete hem tanık olan hem de maruz kalan çocuklarda, yalnızca çocuğa karşı şiddete tanık olanlara göre daha fazla problemler gözlenir. Yetişkinlerin olumsuz duygularla hareket etmeleri çocuklarının öz kontrol becerilerini geliştirmelerine engel olmakta, bunun sonucu olarak çocukla yetişkin arasındaki ilişkiler bozulmakta ya da çocuğun öfkesini bastırması söz konusu olmaktadır. Bastırılmış öfke de endişe ve mutsuzluğa yol açmaktadır. Yetişkin tepkisinin destekleyici olması, çocuğun olumsuz duygularını azaltmakta, daha iyi baş etme becerileri ve iletişim geliştirmesine yardımcı olmaktadır. Destekleyici olmayan yetişkin tepkisi ise çocukta sürekli olumsuz duyguların ifade edilmesine, başarısız baş etme becerilerine ve düşük sosyal beceriye yol açmaktadır. Günümüzde bu tür aile içi şiddetleri engellemek, şiddet gören insanların yardımına koşmak için bir çok kuruluş vardır. Şiddet gören kadın ve çocukların korunmaları adına açılan Mor Çatı ve sığınma evleri gibi kurumlar, bu konuda ellerinden geleni yapmaya devam ediyor, aileler için gerekli eğitim ve bilinci aile üyelerine aşılamaya çalışıyorlar. Yaptıkları çalışmalar ile şiddet gören insanların yalnız olmadıklarını hissettirerek özgüvenlerini tekrar kazanmasını sağlıyorlar.

Kategorisindeki diğer haberler

Denizden Tarih Çıkarmak

Çoğu zaman önemsenmez deniz kabukları. Hatta canlı olduklarını bile bilmeyiz. Kemal Geyran ise 40 yılını vermiş deniz kabuklarını toplamaya. Çünkü bu onun için vazgeçilmez bir hobi. 2007 yılında kaybettiği oğlu Can Geyran ‘ın adını ya...

Daha Fazla Göster 23/03/2015 || 3329

Araçların Kısa Mesafelerde Durma Problemi Çözülecek

Günümüzde trafik kazalarına yol açan en önemli sebeplerden biri araçların kısa mesafede fren yapamayarak ölümcül kazalara yol açması.Kocaeli Üniversitesi(KOÜ) Teknoloji Fakültesi Otomotiv Mühendisliği Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Hak...

Daha Fazla Göster 29/12/2013 || 2257

GÜLMENİN FAYDALARI VE ZARARLARI :)

Niçin tebessüm eder veya güleriz? Kendi kendimizi gıdıklayınca niçin gülmeyiz? Mizah duygusu beynimizin hangi kısmında yer alır? Bunlar gibi birçok soru, bu konuda fazla araştırma yapılmadığı için henüz cevaplandırılamamıştır.

Daha Fazla Göster 06/01/2013 || 2028

Aile İçi Şiddetin Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Aile içi şiddetten dolayı bir çok kadın ve buna bağlı olarak bir çok çocuk hem fiziksel hem de ruhsal olarak hasar görüyor, ileri ki yaşlarında bunlarla ilgili problemler yaşıyor.

Daha Fazla Göster 06/01/2013 || 1923

TÜRK BİLİM ADAMLARINDAN MUHTEŞEM BAŞARI

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Teknoloji Fakültesi'nde çalışan bilim adamları önemli bir başarıya imza atarak tavuk yağı ve hayvan derisinden biodizel üretmeyi başardılar. Bu buluş ile vatandaşlara tavukların atıklarını sucuk, salam gibi y...

Daha Fazla Göster 06/01/2013 || 2000

Ölümcül Hastalıklarla Savaşan Gıdalar

Yapılan araştırmalar, kanserden kalp krizine kadar bir dizi ölümcül hastalıkla mücadele eden gıdalar bulunduğunu gösteriyor

Daha Fazla Göster 05/01/2013 || 1890

Son Eklenen Haberler

En Çok Okunan Haberler