HAYATIMIZA GİREN 4 YENİ SPOR

 Nurdan Omay 06/04/2011 GÜNCEL/ DÜNYAARAŞTIRMA & DOSYA 6797
En çok tanıdığımız ve ilgilendiğimiz spor dalı ‘Futbol’. Peki futbol dışında hangi sporları biliyoruz ya da takip ediyoruz? Peki ya bilmediklerimiz? Bilinmeyen sporlardan en yenileri Korfbol, Bandy, Orientring ve Hapkido...

 

 

Dünyanın birçok ülkesinde yüzyıllardır oynanmasına karşın, Türkiye’de bilinmeyen birçok spor dalı bulunuyor. Genel olarak ülke genelinde oynanan ve ilgi gören oyunlara bakıldığında futbol, basketbol, voleybol, yüzme, motor sporları, güreş, halter, avcılık, binicilik ve okçuluk sayılabilir. Bu sporlar arasında en yaygın ve en çok takip edilen futbol ise, hemen hemen tüm spor dallarından önce gelir. Bunun yanı sıra ülkede varlık göstermekle birlikte çok az kişi tarafından bilinen spor dalları da vardır. Ancak bu sporlar halk tarafından bilinmediği için tercih edilemiyor ve maalesef futboldan başka bir sporun yer almadığı spor programları da bu sporlar hakkında halka bilgi vermiyor.  Bu sporları sıralamak gerekirse; kadın ve erkeğin birlikte oynadığı “Korfbol”, dövüş sporlarından biri olan “Hapkido”, hedef bulmaya yönelik “Oryantiring” ve futbol ile buz hokeyi arası bir oyun olan “Bandy”.

Kadın-erkek karışık sepet topu: “KORFBOL”          Hollanda’da doğan ve Flamanca’da kelime anlamı sepet topu anlamına gelen korfbol, diğer takım sporlarının aksine, kızların ve erkeklerin bir arada oynadığı bir oyun. Ancak karşı cinsin bir arada oynanması fikri pek parlak görülmediğinden 20. Yüzyılın ortalarına kadar, diğer takım sporları gibi yayılma gösteremedi ve belli bir zaman Hollanda sınırları içerisinde kaldı. Ta ki 1993’te Uluslararası Olimpiyat Komitesi korfball’ı uluslararası bir spor dalı kabul edene kadar.  Türkiye ise korfbol ile ilk kez 1995 yılında tanıştı ve o tarihe kadar hiç kimsenin korfbolun ne olduğu hakkında bir fikri yoktu. Fahri olarak korfbolun Türkiye’de oynanması için çalışmalar yapan Erengül Özer ’in , Uluslararası Korfbol Federasyonu ( IKF ) üyesi Raymond FABRİ ‘yi,  korfbolun tanıtımını yapması için ülkemize getirmesi ve artarak devam eden faaliyetler neticesinde Türkiye ‘de yaygınlaşan ve halen gelişmeye devam eden korfbol, bugün oldukça geniş bir platformda oynanıyor. Birbiri ardına açılan antrenör ve hakem kursları, düzenlenen turnuvalar, seminerler sayesinde gelişim gösteren ve özellikle Üniversiteler bazında çok popüler olan korfbolda şu an 20 ye yakın üniversite ve 15 in üzerinde kulüp takımı faaliyetini sürdürüyor. A Milli Takımın oluşturulması ve Avrupa Kulüpler Kupasının Türkiye'de organize edilmesi önemli kilometre taşları olurken, Milli takımımızın elemeleri geçerek Avrupa Şampiyonasına katılma hakkı elde etmesi ise tüm bu çabaların boşa olmadığını gösteriyor.

         Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Yüksel Abdikoğlu, korfbolun 2008 yılından bu yana önemli bir gelişme göstediğini belirterek, bu yılda Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu bünyesine katıldığını belirtti. Korfbolun çok fazla duyulan, bilinen bir spor olmamasının sebebini ise, olimpiyat oyunlarında yer almaması olarak gösterdi. 2008 yılında yapılan üniversiteler arası turnuvalarda Kocaeli Üniversitesinin 1.olduğunu belirterek, böyle bir başarı beklediklerini söyledi. Kocaeli Üniversitesi Korfbol Takımı oyuncusu Sabiha Dalyan ise, korfbolun çok zevkli bir spor olduğunu, izleyen herkesin mutlaka bu sporu oynamak isteyeceğini söyledi. Korfbolun diğer spor dallarından farklı olarak oyun içersinde yardımlaşmanın çok önemli olduğunu belirtti.

          Oyunun nasıl oynandığı sorusuna gelince; Korfball’da her takım dört kadın ve dört erkekten oluşur. Oyunculardan dördü kendi sahasında savunmada bırakılır ve takım diğer dört oyuncusuyla hücum eder. Ancak, topu zıplatmak ve dripling yapmak yasak oyunun yasakları arasıdadır. Futbol topuna benzer bir topla oynanan oyunda sayı, bir direğin ucuna takılı 3.5 metre yüksekliğindeki sepetten geçirerek yapılır. Her iki sayıdan sonra ise takımlar bölge değiştirirler ve defans oyuncuları hücuma, hücum oyuncuları ise defansa geçer. Devre arasında ise saha değişimi yapılır. Korfbol bir takım sporudur ve takım çalışması gerektirir; topla koşmaya veya top sürmeye izin verilmez. Koşarken topu yakalanırsa durup pas verilmesi gerekir. Korfbol sporunda bir erkek bir erkeğe, bir bayan bir bayana savunma yapabilir ve bir kişiye karşı iki kişi savunma yapamaz. Oyunun oynandığı saha ise açık alanda 60x30 metredir ve  eşit olarak iki bölgeye ayrılır. Topun dışındaki oyun malzemeleri ise 2 tane 3.5 metre uzunluğunda direk (pota) ile iki sepet gerekir. Bir takım 4 bayan 4 erkek oyuncudan oluşur. Her bir bölgede 2 erkek 2 bayan oyuncu yer alır. Oyunun özellikleri Korfbol sporunun diğer sporlardan farklı bazı temel özellikleri vardır. Korfun (Pota) etrafında 360 derecelik açıdan atış yapma imkanı vardır ve potanın arkasından da oyun devam eder. Topa sahip olan oyuncunun topla koşmasına veya topu sürmesine izin verilmez. Her oyuncunun belirli bir rakibi vardır. Oyunun özelliğinden dolayı korfbol oyuncusu rakibini gölge gibi takip etmelidir. Defans yapılırken atış yapmaya izin verilmez. Fakat defans oyuncusu potaya hücum oyuncusundan daha yakın olmalıdır. Ayrıca bir kol mesafesinde olmalı, yüzü hücum oyuncusuna dönük olmalı ve gerçekten topa blok yapmaya çalışmalıdır. Korfbol çok yönlülük gerektirir. Korfbol hem hücumun hem de defansın önemli olduğu bir spordur ve bir oyuncu bu iki başlıca görevin birinden kaçınamaz. Çünkü oyuncular her iki sayıdan sonra bölge ve görev değiştirirler. Bu nedenle her oyuncu hem hücum hem de savunma becerilerini geliştirmelidir.

El silahlarının kullanıldığı dövüş sporu: “HAPKİDO”

         Kelime olarak, beden, ruh ve iç enerjinin uyumlu birlikteliği anlamına gelen Hapkido, 3000 yıllık Kore kökenli bir savunma sanatının, bunun da ötesinde, bir yaşam biçimini ifade eder. Bir spordan ziyade meşru müdafaaya uygun bir sanat olan Hapkido, yaşa bağlı olmaksızın hem kadınlar hem de erkekler tarafından öğrenilebilir. Savunma sanatlarında uygulanan teknikler birer dövüş kalıplarından çok ruhu ve bedeni eğiten egzersizlerdir. Bu yüzden sanat temeli kazanmış olan, savaş tekniklerinin belli nefes teknikleri ve konsantrasyonlarla çalışılan meditasyon bölümleri vardır; Hapkido’da Ki-Gong gibi. Amaç düşmanı yok edip ortadan kaldırmak değil fakat ona karşı savunarak onu kazanmanın yolunu keşfetmektir.

        Hapkido geniş bir yelpazede; kol ve ayak eklem kilitlemeleri, fırlatma, Her türlü ayak teknikleri, el teknikleri ile akrobatik jimnastik, eğme, bükme ve sinir noktalarına baskı tekniklerinin yanında ateşsiz her türlü silahı ustaca kullanmayı, günlük hayatta kullanılan eşyaları birer silaha dönüştürmeyi öğretir. Örneğin, sopa, şemsiye, bıçak, yelpaze, toka vb. gibi günlük araç gereçlerin kullanımı da bu oyunda mevcuttur.

        Kore kökenli bir diğer oyun olan Tekvando ile benzerlik gösterse de Hopkido’nun daha farklı ve sert hareketleri içinde barındırdığını söyleyen Dövüş Sanatları Eğitmeni Mehmet Demir, “Hopkido daha eski kökenli olduğundan düşürme, takla, sert yumruk ve süpürme gibi hareketleri içinde barındırırken, Tekvandoda bu hareketler yasaktır. Bunun dışında kadınların yapabileceği çeşitli hareketleri de içinde barındırır.” dedi.

Koşarken satranç oynanan spor: “ORİENTRİNG”

       ‘Koşarken satranç oynamak’ olarak da tarif edilen orientring, günlük yaşamın stresini doğayla baş başa kalarak atmak, hem bedeninize, hem de zihninize spor yaptırmak, yeni insanlarla tanışmak, kendinizle, arkadaşınızla ve doğayla yarışmak için en ideal sporlardan biri. Koşarak ve yürüyerek hedef bulma anlamına gelen Oryantiring, her türlü arazide yapılabilen, katılımcıların kontrol noktalarını harita ve pusula yardımı ile en kısa zamanda ziyaret etmeye çalıştığı bir doğa sporudur. Kısaca bedensel ve zihinsel çalışmanın birlikte ifadesi olan Orientring; sadece düz bir koşu değil, aynı zamanda kontrol noktaları aranırken zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığımız bir oyundur. Bir doğa sporu olarak yediden yetmişe kadar her kesime hitap eden Orientring, ayrıca bütün ailenin birlikte yapabileceği bir aile sporudur.

        Oyunun temel amacı, yarışmaya başlar başlamaz hedef noktalarını hızlıca belirlenen sırayla dolaşarak varış noktasına en kısa sürede varmak. Orientringi benzerlerinden ayıran en önemli unsur koşarken takip edilecek bir liderin veya işaretlenmiş bir parkurun olmaması. Bulunulan yerden gidilecek yere ulaşmak için her sporcuya göre değişen sonsuz sayıda farklı seçenek bulunuyor. Sporcuların hem kendi özelliklerini, hem diğer sporcuları, hem de içinde bulundukları arazinin özelliklerini dikkate alarak en doğru kararı en kısa süre içinde vermeleri, bir başka ifade ile atletik kapasitelerine ek olarak mutlaka zihin yeteneklerini kullanmaları gerekli. Oyunun bu özelliği yarışmacılar arasındaki fiziksel özellik farkını ortadan kaldırmakta, yarışmanın başında neredeyse tüm sporcuları eşit hale getiriyor. Özetle aklını, zihnini iyi kullanamayan bir sporcunun Orientring yarışmalarında başarılı olması mümkün değil. Bu özelliği nedeniyle bizlerinde severek ve sık sık kullandığımız gibi Orientring “Koşarak Santranç Oynanan Spor” olarak da anılır.

         Altyapı yatırımı gerektirmeyen, çevreci bir spor dalı olan Orientring yapı, bina, stad, saha gerektirmeyen çevreci bir spor. Binlerce kişinin katıldığı yarışlardan sonra ertesi gün aynı araziye giderseniz, ayak izlerinden başka hiçbir şey göremessiniz!

Futbol- buz hokeyi kırması: “BANDY”

        ‘Futbol, buz üstünde patenlerle ve sopayla oynansaydı nasıl olurdu?’ sorusunun en güzel cevabı : Bandy. Taç, korner, frikik… Kırmızı, hatta mavi kart… Futbol sahası büyüklüğündeki bir buz pistinde 11 kişilik takımlarla oynanan bu oyun,  buz hokeyi tutkunlarını heyecan içinde bırakabilecek cinsten. Sopa ve topla oynanan oyunların, yani genel adıyla hokeyin geçmişi yüzyıllar öncesine dayanıyor. Herkes tarafından kabul edilen bir gerçek ise hokeyin buzdan önce karada yani patenle değil ayakkabıyla oynandığı. İşte bandy de tam bu karadan buza geçiş noktasında çıkmış spor sahnesine. Bugün kitlelerin peşinden koştuğu, Kuzey Amerika’nın en popüler dört sporundan biri olan buz hokeyi, kendi kurallarını ve tarzını oluşturup yeni bir spor olarak ortaya çıkarken, bandy ise Rusya’da, 1700’lü yıllarda futbol kuralları temel alınarak, futbolun buz üstündeki replikası olarak doğdu.  Çoğu ülkede “Rus hokeyi” olarak anılan Bandy’nin bugünkü formu ve kuralları ise 1882’de İngilizler tarafından belirlendi.

         Her ne kadar bu oyunu, buz üzerinde oynanan futbol olarak tanımlasak da tabiî ki futboldan farklı yönleri söz konusu.  Saha tipi, oyuncu sayısı, oyuncu değişiklikleri, oyun süreleri futbolla benzerlik gösterirken, buz hokeyi pateni, sopa, dizlik, dirseklik, hokey şortu vb. malzemeleri kullanması buz hokeyiyle benzerlik gösteriyor. Oyunda kullanılan top ise, buz hokeyinde olduğu gibi pakla değil, tenis topu büyüklüğündeki bir topla oynanır. Topun kolay görülebilmesi için, patenlerin, sopaların ve sopa bantlarının topun renginden farklı olması gerekir. Topa elle, kafayla ya da kolla dokunma hakkına sadece kaleciler sahiptir. Oyuncular ise sadece sopa ile pakı kontrol edebilirler. Buz hokeyinde olduğu gibi fiziksel darbeler bendi de oldukça sınırlı. Bandy sahasının üzerindeki çizgiler de futboldan ve buz hokeyinden farklıyken, cezalar ise, buz hokeyinde olduğu gibi süreli cezalar veriliyor. Örneğin oyuncu değişikliklerindeki hatalarda 5 dakikalık ceza uygulanırken,  standart ceza ise 10 dakika. Ya da bir oyuncu, bir maçta 3 kez mavi kart görürse, hakem oyuncuyu maçtan attığını gösteren “kırmızı kart”ını gösteriyor. Ceza süresinin sonunda yedek oyunculardan biri oyuna dahil oluyor. Bandy oyununda ofsayt ise, futboldakinin aynısı: Forvet oyuncusu pas alabilmek için kaleye en yakın savunma oyuncusunun gerisinde olmalı.

 

Kategorisindeki diğer haberler

Denizden Tarih Çıkarmak

Çoğu zaman önemsenmez deniz kabukları. Hatta canlı olduklarını bile bilmeyiz. Kemal Geyran ise 40 yılını vermiş deniz kabuklarını toplamaya. Çünkü bu onun için vazgeçilmez bir hobi. 2007 yılında kaybettiği oğlu Can Geyran ‘ın adını ya...

Daha Fazla Göster 23/03/2015 || 3374

Araçların Kısa Mesafelerde Durma Problemi Çözülecek

Günümüzde trafik kazalarına yol açan en önemli sebeplerden biri araçların kısa mesafede fren yapamayarak ölümcül kazalara yol açması.Kocaeli Üniversitesi(KOÜ) Teknoloji Fakültesi Otomotiv Mühendisliği Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Hak...

Daha Fazla Göster 29/12/2013 || 2286

GÜLMENİN FAYDALARI VE ZARARLARI :)

Niçin tebessüm eder veya güleriz? Kendi kendimizi gıdıklayınca niçin gülmeyiz? Mizah duygusu beynimizin hangi kısmında yer alır? Bunlar gibi birçok soru, bu konuda fazla araştırma yapılmadığı için henüz cevaplandırılamamıştır.

Daha Fazla Göster 06/01/2013 || 2058

Aile İçi Şiddetin Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Aile içi şiddetten dolayı bir çok kadın ve buna bağlı olarak bir çok çocuk hem fiziksel hem de ruhsal olarak hasar görüyor, ileri ki yaşlarında bunlarla ilgili problemler yaşıyor.

Daha Fazla Göster 06/01/2013 || 1954

TÜRK BİLİM ADAMLARINDAN MUHTEŞEM BAŞARI

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Teknoloji Fakültesi'nde çalışan bilim adamları önemli bir başarıya imza atarak tavuk yağı ve hayvan derisinden biodizel üretmeyi başardılar. Bu buluş ile vatandaşlara tavukların atıklarını sucuk, salam gibi y...

Daha Fazla Göster 06/01/2013 || 2030

Ölümcül Hastalıklarla Savaşan Gıdalar

Yapılan araştırmalar, kanserden kalp krizine kadar bir dizi ölümcül hastalıkla mücadele eden gıdalar bulunduğunu gösteriyor

Daha Fazla Göster 05/01/2013 || 1918

Son Eklenen Haberler

En Çok Okunan Haberler