Madde kullanımına yönelten en önemli etken: MERAK

 Nurdan Omay 26/10/2009 GÜNCEL/ SAĞLIK 3228
Madde bağımlılığı nedeniyle ülkemizde tedavi gören hasta sayısı gün geçtikçe artıyor. Tedavi için başvuranların sayısı 1995 yılında 3 bin 500 civarındayken şu anda 22 bin civarında. Son yıllarda yapılan araştırmaların sonucuna bakıldığında ise madde kullanımına yönelten en önemli etkenler çaresizlik ve merak duygusu.

Madde kullanımı ile ilgili son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda,  madde kullanımının giderek arttığını görülmektedir. Özellikle madde kullanım yaşının gittikçe küçüldüğü ve çocuklar arasında yaygınlığının arttığı uzmanlar tarafından tahmin ediliyor. Böylesine artış göstermesine rağmen Türkiye’de ise yeterince üzerine düşülmemekle birlikte toplumumuz bu konuda yeterli bilgiye sahip olamıyor. Peki madde kullanımı ne anlam ifade ediyor, madde kelimesi ne tür zararlı maddeleri bünyesinde barındırıyor? Bu konuda neler yapabiliriz, nerelere başvurabiliriz? İşte bu sorulara yanıt bulmak ve bu konuyla ilgili önemli bilgiler almak üzere Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) Psikiyatri Kliniği Şefi Dr. Birim Danışment ile bir söyleşi yaptık. Öncelikle AMATEM nedir? Kısaca bilgi verebilir misiniz?1983 yılından itibaren alkol ve madde bağımlılarına yönelik tedavi hizmet veren ve bu konuda araştırmalar yapan AMATEM, Alkol ve Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi´nin kısaltılmasıdır. Türkiye´de sekiz ayrı ilde merkez bulunuyor. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi içinde yer alan AMATEM ise bu merkezler arasında en eskilerden biri. Senede ortalama kaç kişi AMATEM´e başvuruyor?Yaklaşık üç yüz uyuşturucu ve dokuz bin alkol bağımlısı başvuruyor. AMATEM´de madde kullanılan herkesin tedavi olma imkânı var mı? Maddi durumu yetersiz olan hastalara herhangi bir yardımda bulunuyor musunuz?Kişinin on sekiz yaşını doldurmuş ve tedavi olmayı istiyor olması bizim için yeterli. Biz zaten devlete bağlıyız. Dolayısıyla herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi ise hasta yani SSK, Bağ-kur veya Emekli Sandığı´na bağlı ise bu kuruluşlar karşılıyor tedaviyi. Ama eğer hastanın hiç bir şekilde sosyal güvencesi yoksa da yeşil kart olanağı var. Muayene sisteminizden biraz bahseder misiniz?İlk defa muayene edilen hastanın durumuna göre tedavi, ayaktan veya yatarak tedavi planlanır. Acil yatış kararı verilen hastalar sıra beklemeksizin muayene sonrası hemen yatarak tedaviye alınırlar. Acil olmayan ancak tedavi için uygun görülen hastaların yatış için randevu verilir. Bağımlılık tedavisinde başvuran kişilerin, verilen randevuya gelmesi, tedavi protokolüne uyması ve tedavi motivasyonu, tedavinin başarısı için önemli unsurlardan biridir. Daha sonra ise, alkol veya maddeye tekrar başlamamaya yönelik psikoterapi programı bulunmaktadır. Bu psikoterapi programı hastanede yatarak 28 gün sürmektedir. Ayrıca ayaktan da devam edilen psikoterapi programı bulunmaktadır. Genel olarak bilişsel-davranışçı terapi, psikodrama ve etkileşim grupları şeklinde sürdürülen psikoterapi seanslarına ek olarak billinçlendirme amaçlı toplantılar yapılmakta, ayrıca hastaların yakınlarına yönelik aile toplantıları da düzenlenmektedir. Hastaların hastaneden çıktıktan sonra da ayakta tedaviye devam etmeleri önerilmektedir. Psikoterapi programları süresince de gerekirse ilaç tedavilerine devam edilmektedir.  AMATEM olarak alkol ve madde bağımlıları dışında başka konularda da hizmet veriyor musunuz?AMATEM´de  alkol ya da madde kullananların dışında gençlerin sorunları ile ilgili çözüme yönelik danışmanlık hizmeti de vermekteyiz. Alkol ve madde derken bu gruba neler giriyor?Sigara ve tütün, alkollü içecekler, esrar, tiner, bali, gazolin gibi uçucular, eroin, kokain, ectasy ve amfetaminler. Bunlar arasında amfetaminler ülkemizde yasal olarak bulunmamakla birlikte halen tıbbi kullanımı olan ilaçlardır. Uyarıcı ve zihin açıcı olarak bilinirler. Bunlar genellikle performans arttırıcı ve keyif verici etkl yaptığı için kullanılır. Ayrıca, aslında ilaç olarak kullanılan ancak bağımlılık yapabilen maddeler de vardır.

Madde kullanmaya başlama etkenleri nelerdir?Belirlenen belli başlı nedenler; kişinin çevresine uyum sağlayamama, çektiği sıkıntıları azaltabileceği düşüncesi, yeterli derecede sosyal ilişkiler kuramama, engellenme eşiğinin düşük olması, merak, arkadaşlar tarafından kabul görme isteği, sorunlarla başa çıkamama, kendini rahatsız hissetme fikridir. Tabi ki kişinin maddeyi kolaylıkla elde edebilmesi de önemli bir etkendir. Peki çevremizdeki kişilerin madde kullanıyor olup olmadığını anlamamızı sağlayacak belirli yöntemler var mıdır?Bu kişileri anlayabilmek için başvurulabilecek üç yöntem var; kan ve idrar tetkikleri, davranış değişiklikleri, madde etkisine bağlı değşiklikler. Ayrıca madde kullanımına başlayan kişide uyku bozuklukları, dış görünüşe dikkat etmeme, halsizlik, yorgunluk, pelteklik, gözlerde kanama, konuşmada güçlük, yalnız kalma eğilimi, ailesi ve çevresinden kopma da görülür. Uyuşturucu madde kullanımında özellikle ergenlik çağındaki gençler tehdit altında. Peki, gençler madde kullanımına daha çok nasıl başlıyor?Gençlerimiz maalesef ki madde kullanımına en çok ´merak´ yüzünden başlıyor. Bu nedenle toplum olarak uyuşturucuya karşı özendirici davranışlardan kaçınmamız gerekiyor. Ayırca "çaresizlik" de çok önemli etken. Bu konuda gençlerimize sorunlarıyla nasıl başa çıkması gerektiği öğretilmeli.  Gençlerde bulunan hangi özellikler, onların madde kullanması konusunda risk oluşturuyor?Örneğin; ani tepkiler veren, saldırgan, aykırı ya da asi davranışlar sergileyen, her şeyi reddeden,davranış bozukluğu gösteren, erken yaşlarda davranış problemi olan, çabuk heyecanlanan, içe dönük olan, itaatkâr olan, yaşıtlarından aşırı etkilenen gençler tabii risk altında. Ayrıca ailesinin parçalanmış, anne babasının boşanmış olması, ebeveynlerden birinin kaybı, ailede uyuşturucu kullanan birinin olması, baskıcı, ilgisiz ya da aşırıcı koruyucu bir aile, gençlerde madde kullanımını riskini attırıyor. 

Kategorisindeki diğer haberler

Önce Su ve Sabun Sonra Hayata Dokun!

Kocaeli Üniversitesi  (KOÜ) Tıp Fakültesi Hastanesinde dün 5 Mayıs Dünya El Hijyeni kapsamında  ‘Önce su Sonra Hayata Dokun’  etkinliği düzenlendi. 

Daha Fazla Göster 05/05/2017 || 172

14. Ulusal Hepatogastroenteroloji Kongresi Başladı

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ), bünyesinde yer verdiği bilimsel çalışmalarla ilkleri gerçekleştirmeye devam ediyor. Ulusal Cerrahi Derneği ve Avrasya Grubu ortaklığında düzenlenen ve 8 Nisan'a kadar sürdür&uu...

Daha Fazla Göster 06/04/2017 || 341

"Ya Sultanahmet'e ya da Karacaahmet'e"

Kocaeli üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi'nde düzenlenen 'Hasta ve Hasta Yakınları İle Çalışanlar Arasında İletişim Kuralları' adlı bir seminer düzenlendi. Etkinliğe konuk olarak  Prof. Dr. Bülen...

Daha Fazla Göster 05/04/2017 || 186

KOÜ'deTıp Bayramı Coşkuyla Kutlandı

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ)'nde 14 Mart Tıp Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen etkinlik bugün KOÜ Tıp Fakültesi Konferans Salonu'nda  gerçekleştirildi.

Daha Fazla Göster 14/03/2017 || 163

30 Dakikada Kanser Teşhisi

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Nanoteknoloji Bölümü’nden Dr. Melike Karakaya..Yani ‘Evde Kanser Testi Yapabilen Cihaz’ın mucidi. O, geliştirdiği bir çip ile her 2 dakikada 1 ka...

Daha Fazla Göster 14/03/2017 || 156

Lösemi Hastası'ndan Tıp Bayramı Mesajı

14 Mart Tıp Bayramı ya da Tıp Haftası denildiğinde ilk olarak sağlık çalışanları gelir akıllara. Oysa sağlık alanında doktorların yanı sıra sürekli onlarla olan, 'olmak zorunda kalan' bir de hasta grubu var. Yani doktorlar...

Daha Fazla Göster 14/03/2017 || 213

Son Eklenen Haberler

En Çok Okunan Haberler